Yerli Otomobilde Gelişmeler, Bilmediğiniz Girişimler..

Türkiye'de üretilen otomobiller, en eski otomobil fuarının yıldızı oldu

 Türkiye de üretilen yeni Civic SedanOtomobil dünyasının gözü Paris Motor Show'da..İki yılda bir yaplan ve dünyanın en eski otomobil fuarlarındandan biri olan Mondial de L'automobile Paris'te Türkiye'de üretilen Toyota CH-R, Renault Megane Sedan,ve Clio,  Fiat Egea Serisi, Honda Civic Sedan ve Hyundai i10 ile i20 WRC dikkat çekti..İlki 1898 yılında yapılan fuarın bu yıl
115'ncisi gerçekleşiyor.Fuarda elektrikli otomobiller, yeni teknolojilerle gözleri üzerine çekiyor.
Mercedes-Benz ;  E-Serisi All Terrain, Generation EQ, Vision Mercedes-Maybach 6, Mercedes-AMG GLC 43 4MATIC Coupé, Mercedes-AMG GT ,
Smart; fortwo, fortwo cabrio,
SsangYong; SUV  konsepti LIV-2,
Lexus; LC 500,
Renault ;Yeni Megane Sedan, Koleos, ZOE  ve Trezor,
Hyundai; i10, i30, N Konsept ve i20 WRC-Coupe,
Audi; Sportsback, RS Q3 ve RS3 Sedan,
Suzuki;  Ignis ve S-Cross
 DS; DSV-02 ve DS Performance Serisi , DS 3 Cabrio Sport Chic, DS 4 Performance Line, DS 4 Crossback Terre Rouge, DS 5 Sport Chic ve DS Commande Spéciale,
Toyota;  Prius Plug-in Hybrid, C-HR, FCV Plus,
Honda; Civic Serisi fuarda dikkat çeken otomobillerden bazılarıydı..

 


Mercedes-Benz Showcar ve Generation EQ
Mercedes-Benz, EQ ile yeni bir elektrikli otomobil markası hayata geçiriyor. Elektrikli otomobillerin geleceğine bakış açısını gözler önüne seren EQ ‘Electric Intelligence’ bünyesinde; ürün, hizmet, teknoloji ve yenilikçi çözümleri barındıran eksiksiz bir ekosistem sunuyor.
Generation EQ, SUV genlerini dinamik coupe karakteriyle harmanlarken arka kısımda Shooting Brake esintilerini de sergiliyor. Akıcı hatlara sahip alçak ve uzun siluetiyle dikkat çeken araç, parlak siyah motor kaputu, ön camı ve koyu renk panoramik cam tavanıyla gümüş gövde rengiyle kontrast oluşturuyor. Geniş omuzlu gövde kadar 21 inçlik alaşım jantlar da dinamik görünümü destekliyor.

Dinamik tasarımlı gövdenin altında iki adet elektrik motoru yer alıyor. Motorlar en güçlü versiyonda toplam 300 kW (408 BG) Ssistem gücü ve 700 Nm tork üretirken sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi güvenli ve dinamik sürüş özelliklerini beraberinde getiriyor. Generation EQ, söz konusu güç ve tork değerleriyle 0-100 km/s hızlanmasını 5 saniyenin altında tamamlıyor. İki aksın arasında araç zemininde gizlenen 70 kWh kapasiteli lityum-iyon bataryalar 500 km’ye varan bir menzil sunuyor.
Generation EQ yeni nesil farklı şarj teknolojileriyle şarj edilebiliyor. Herhangi bir standart prizden de şarj edilebilen Generation EQ yüksek kapasiteli hızlı şarj noktalarında da şarj edilebiliyor. 100 km ‘Sıfır Emisyon’ menzili için sadece 5 dakikalık bir şarj süresinin yeterli oluyor.
Yeni nesil elektrikli otomobiller kendine ait ve özel olarak geliştirilmiş bir platform üzerine yükseliyor. Yeni platform; SUV, sedan, coupe, cabrio ve gelecekteki bütün elektrikli otomobil ailesi için gerekli olan altyapıyı sunuyor.




 Yeni elektrikli smart
smart modellerinin ataklığını ve kullanışlılığını sıfır emisyonlu sürüş ile birleştiren ve böylece şehir içi sürüşler için mükemmel bir mobilite çözümü sunan yeni elektrikli smart, elektrikli mobilite dünyasına girişi hiç olmadığı kadar kolaylaştırıyor. Sıfır emisyonlu sürüş keyfi sadece smart fortwo coupé ve smart fortwo cabrio modellerinde değil, aynı zamanda ilk kez dört koltuklu smart forfour modelinde de kullanıma sunuluyor. Böylece smart bütün ürün gamını benzinli motorların yanı sıra elektrikli motorlu olarak da sunan tek marka olarak öne çıkıyor. 

Yeni E-Serisi All Terrain
Sedan ve Estate versiyonlarının yanı sıra aileye eklenen yeni E-Serisi All Terrain modelinin ilk gösterimi 2016 Paris Otomobil Fuarı’nda yapıldı. Arazi sürüşü odaklı tasarım detaylarıyla E-Serisi ürün gamını tamamlayan All Terrain güçlü ve sağlam bir görünüm sunarken, aynı zamanda Estate modelinden de ayrışıyor. 

Vision Mercedes-Maybach 6
2016 Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtımı yapılan Vision Mercedes-Maybach 6 önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Aero-Coupé’nin görkemli zamanlarına gönderme yapan 2+2 kişilik otomobil, bu geleneği bir anlamda geleceğe taşıyor. Klasik tasarım öğelerini abartılı bir şekilde yeniden yorumlayan coupe aynı zamanda Mercedes-Benz’in duyusal yalınlık tasarım felsefesine sadık bir yapı sergiliyor. Yaklaşık 6 metre uzunluğa sahip olan Vision Mercedes-Maybach 6 bir elektrikli otomobil olarak tasarlandı. Elektrikli motor 750 PS (550 kW) güç üretirken aracın altına gizlenen ince bataryalar 500 km’lik bir menzil sağlıyor. 

Yeni Mercedes-AMG GLC 43 4MATIC CoupéMercedes-AMG GT
Yeni Mercedes-AMG GLC 43 4MATIC Coupé sportif ve şık bir tasarım, kendine özgü sürüş performansı ve oturma pozisyonu, iç mekân fonksiyonelliği ve asfalt dışı yollarda da üstün yol tutuşu gibi SUV sınıfına ait karakteristik özellikleri bir arada buluşturuyor. 367 PS (270 kW) güç üreten 3,0 litrelik V6 silindirli çift turbo beslemeli motor, vites değiştirme sürelerini kısaltılan 9G-TRONIC otomatik şanzıman ve arka aks ağırlıklı dört tekerlekten çekiş sistemi AMG 4MATIC son derece atak ve dinamik bir yol performansı sunuyor. GLC 43 4MATIC Coupé aynı zamanda asfalt dışı yollarda da gezinti yapmaya imkân tanıyor. Aracın yerden yüksekliği tek bir düğme ile arttırılabilirken havalı süspansiyon sistemi her daim ideal araç yüksekliğini ayarlıyor. 


Yeni Mercedes-AMG GT modeli
Mercedes-AMG 2016 Paris Otomobil Fuarı çerçevesinde GT ailesini genişletmeye devam ediyor. Mercedes-Benz spor otomobillerinden beklenen her türlü özelliği sunan en özel araç olma ünvanına sahip Mercedes-AMG GT ailesinin yeni üyesi Mercedes-AMG GT R da fuarda sergilenen araçlar arasındaydı. Daha da sportifleşen tasarımı ile yeni Mercedes-AMG GT R, fuarın en ilgi çekici modelleri arasında yerini aldı.




60 yıllık SUV  ve  4x4 uzmanı Güney Koreli SsangYong, SUV  konsepti LIV-2’yi Mondial De L'automobile’de  Paris Motor Show’da ortaya çıkardı.

SsangYong Ceo’su Johng-sik Choi, “Güney Kore’nin lider SUV üreticisi olarak rekor sürede sıfırdan yeni bir araç üretmenin mümkün olduğunu Tivoli ve XLV ile gösterdiklerini, markanın tasarım yeteneklerini ortaya koyduklarını ve dünya çapında 100.000’den fazla satarak SsangYong’un gelecek vizyonunun şekillenmesinde bu modellerin önemini vurguladı. “

2017 yılında gelecek yeni büyük SUV modelinin, LIV-2 ile neredeyse tamamlanmış halinin de gözler önüne serildiğini iletti. “LIV-2 ileri teknoloji ve yüksek güvenlik özellikleri ile SUV konseptine lüks bir yaklaşım sunuyor. Bu modelin SsangYong’un bir başka dönüm noktası olacağına inanıyoruz. Bundan sonra her yıl yeni bir model için sözümüzü tuttuğumuzu da göreceksiniz”, diyerek görüşlerini belirtti.

SsangYong Tivoli ve XLV modelleri için ise, ekstra güvenlik paketleri ve uzun yolcukları daha keyifli hale getirecek özellikler eklenmiştir. SsangYong’un ilk B segmenti aracı olan Tivoli sınıfında lider konuma gelmesine yardımcı olan özelliklerini korurken, (AEBS) Özerk Acil Fren Sistemi standart donanımına eklenirken, opsiyon olarak Şeritten Ayrılma Uyarı Sistemi, Şeritte Tutma Sistemi, High Beam Assist ve Trafik Sinyal Tanıma özellikleri sunulmuştur. Ayrıca konforlu bir seyahat için tamamen ayarlanabilir direksiyon simidi ve uzun yolculuklar için opsiyon olarak arka koltuk havalandırma özelliği de araçla birlikte sunulmaktadır.

C segmentine başarılı bir giriş yapan SsangYong XLV’ye ise, Tivoli modeline eklenen yeni güvenlik özellikleri yanında kışın rahat bir yolculuk için ısıtmalı arka koltuk özelliği eklenmiştir.

SsangYong Tivoli:
• Tivoli, 48 ay süren ARGE sürecinden sonra Mart 2015’te global çapta yapılan lansmanı sonrası Dünya Otomotiv Pazarı’na sunulmuştur.
• Tivoli, Mayıs 2015’te Uluslararası Otomotiv Pazarı’na giriş yapmıştır.
• Tivoli’nin, 4x2 manuel, otomatik, benzinli veya dizel versiyonları yanında 4x4 versiyonlarının da gelmesiyle birlikte ürün yelpazesi tamamlanmış oldu.
• Tivoli, Korean New Car Assessment Program (KNCAP) tarafından kategorisinin en güvenlikli otomobili seçilerek 5 yıldız almıştır.
• Tivoli, yarı katlanır koltukları ile 15. Ergonomik Tasarım Ödülleri'nde en prestijli Büyük Ödül'e layık görülmüştür.
• Tivoli’nin dizel versiyonu, çevre dostu ve tasarruflu özellikleri ile, Consumers Korea tüketici örgütü ve Kore Ticaret, Sanayi ve Enerji Bakanlığı tarafından verilen “Energy Winner” ödül almıştır.
• SsangYong’un maksimum güvenlik ilkesi ile Tivoli’nin, gövde yapısı %71.4’ü yüksek güçlü çelikten, bunun % 40’ı ise aşırı dayanıklı çelikten üretildi.
• Çarpışma etkilerini minimuma indirmek için aracın 10 ana noktası sıcak şekillendirilmiş çelikle güçlendirildi.
• Elektronik stabilite programı (ESP), yokuş kalkış asistanı (HSA), lastik basınç takip sistemi (TPMS) yanında sürücü ve yolcu korumasını üst seviyelere taşımak üzere Tivoli'de birisi sürücü diz hava yastığı olmak üzere yedi hava yastığı bulunmaktadır.

SsangYong XLV:
• XLV’de heyecan verici ve akıllı araç kavramının altını çizen, ince ama dinamik karakter çizgileri gövde boyunca ritmik bir şekilde akıyor. Önde, bir kartalın kanatlarının yayılmasını andıran ve düzgün ince bir görünüm sergileyen, radyatör ızgarası ve farları arasında bütünleşen bir tasarım mevcut.
• XLV, dış görünüş olarak sportif ve dinamik bir tasarım sunarken, Tivoli’den 238 mm daha uzun gövde yapısı sayesinde 297 litre fazla bagaj hacmi sunuyor. XLV, konforuyla olduğu kadar 720 litrelik bagaj hacmiyle de sınıfında lider.
• XLV, akıllı telefonunuzu araçtaki 7 inç yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekranına kolay entegre edebilmeyi sağlayan “smart connectivity” özelliğini kullanıcısına sunmaktadır.
• XLV’nin, gösterge paneli altı ayrı renk (kırmızı, mavi, sarı, mavi, beyaz ve siyah gökyüzü) seçeneği ile ruh halinize göre değiştirilebilir, ve geceleri sakinleştirici bir ortam yaratmak için daha sade bir görünüme bürünmektedir.
• Ayrıca XLV’de Euro 6 ile uyumlu 1.6 litre benzinli /dizel motor, 6 vitesli otomatik /manuel şanzıman, iki tekerlekten çekiş veya dört tekerlekten çekiş seçenekleriyle eşleşmektedir.
• XLV’de %38,5 oranında yüksek dayanımlı çelik kullanımı yapılmış olup ayrıca dayanıklılığı artırmak adına otomobilin 10 ana bölgesi sıcak press punto teknolojisi ile üretilmiştir.
• XLV’de gündüz yanan led farlar sayesinde aracın trafikte görünürlüğü daha belirgin hale gelmiştir.
• Sürücü ve yolcu korumasını üst seviyelere taşımak üzere XLV‘de bir diz yastığı da dahil olmak üzere yedi hava yastığı bulunmaktadır.
• XLV’de ayrıca, 4x4 off-road yeteneği ve güvenlik için çok bağlantı kollu arka süspansiyon sistemi mevcut.
• XLV, 167mm’lik yerden yüksekliği ve 20 derecelik yaklaşma açısı ile SsangYong’un SUV DNA’sına atıfta bulunmaktadır.

SsangYong LIV-2:
• LIV-2, 2.2 litre Euro 6 dizel motor ve yeni geliştirilen 2.0 litre GDI turbo benzinli motor seçeneklerini sunuyor.
• LIV-2’nin İç yapısı, lüks ve geniş bir çalışma alanı sunarken limuzin konforunda gelişmiş teknolojik özellikler ile donatılmış bulunuyor.
• Seyahatlerde yolculara keyifli bir yolculuk için, wi-fi, Apple CarPlay ve Google Android Auto gelişmiş bağlantılarını sunmaktadır. Dokunmatik özelliğe sahip kontrol paneli ve üstün kaliteli surround ses sistemiyle aynı zamanda eğlenceli bir yolculuk vaaddediyor.
• Gelişmiş güvenlik özellikleri ile donatılmış olan LIV-2, Özerk Acil Fren Sistemi (AEBS) güvenlik paketiyle ön cama entegre edilmiş radar/lazer tarama yanısıra kamera sensörü ile yaya ya da bir başka araç gibi sürücünün/yolcunun güvenliğini tehlikeye atabilecek bir engel tespit ettiğinde sürücüyü uyarmaktadır. Diğer güvenlik sistemlerine örnek olarak Trafik Güvenliği Assist(TSA), Kör Nokta Algılama, High Beam Yardımı(HBA) örnek gösterilebilir.




LEXUS  SÜPER COUPE’Sİ LC 500 İLE PARİS MOTOR SHOW’DA
Lexus 2016 Paris Motor Show’da tasarımıyla ve performans özellikleriyle dikkatleri üzerine çeken LC 500’ü sergiledi. 2012 yılında gösterilen LF-FC konseptinin neredeyse aynen üretim versiyonuna aktarıldığı LC 500, tasarım özellikleriyle ve teknolojisiyle ön plana çıkıyor. LC 500’de hibrit motor ve benzinli motor olmak üzere iki versiyon bulunacak. LC 500h ve LC 500 önümüzdeki yıldan itibaren dünyada ve Türkiye’de aynı anda satışa sunulacak.

Yeni Lexus LC 500, mühendislik ve tasarım ekiplerinin büyük bir uyum içerisinde çalışması sayesinde sıra dışı özelliklere sahip oldu. Fuarın en dikkat çeken modellerinden biri olan LC 500, aerodinamik tasarımını, karbon fiber tavan ve yola oturan alçak ve geniş bir duruşla tamamlıyor.

Ön tarafta Lexus’un kendine özgü ön panjuru dikkat çekerken, üçlü LED farlarda otomotiv endüstrisinin en ince projektörleri birlikte tasarlandı. Arkada da aracın çekici tasarımı, çok katmanlı stop lambalarıyla eşsiz bir görüntü oluşturuyor. 4 kişilik oturma kapasitesiyle LC 500 4,760 mm uzunluğa, 1,920 mm genişliğe, 1,345 mm yüksekliğe ve 2,870 mm dingil mesafesine sahip.

Dinamik ve performanslı bir sürüş deneyimi sunmak için tasarlanan LC 500, markanın tamamen yeni, premium arkadan itişli lüks platformunu kullanan ilk Lexus modeli oldu. Bu yeni coupe’nin alt yapısı aynı zamanda markanın gelecekte üretilecek önden motorlu/arkadan itişli araçları için referans noktası olacak.

Lexus LC 500 yüksek devirlere ulaşabilen RC F ve GS F’de yer alan 5.0 litre V8 motoru kullanıyor. Bu atmosferik V8 motor, hem akıcı ve direkt tepkileri olduğu için hem de etkileyici bir sese sahip olduğu için tercih edildi. Tamamen alüminyum V8 motor 473 HP güç ve 527 Nm tork üretiyor. Lüks otomobilde bir ilk olan yeni geliştirilmiş 10 ileri otomatik şanzımanı kullanan LC 500’ün 100 km/s’ye 4.5 saniyenin altında ulaşıyor.

LC 500h’de güçlü bir elektrik motoru, lityum iyon yeni batarya ve 3.5 litre V6 benzinli motor yer alıyor. Elektrik motorunun yüksek torku, gaz pedalına basıldığı anda doğrudan hissediliyor. Bu sayede konvansiyonel bir benzinli motorlu aracın vermiş olduğu tepkileri verebiliyor. LC500h’in 100 km/s hızlanması ise 5 saniyenin altına inerek dikkat çekiyor. Yeni LC500h’da yer alan Multi Stage Hybrid Sistemi, performans otomobilleri için özel olarak tasarlanmış hibrit güç ünitesinin yeni jenerasyonunu temsil ediyor.

Renault’dan  Yeni Megane Sedan ve Konsept TREZOR





Renault, ZOE’nin rekor düzeydeki 400km’lik sürüş menzili ve uygun fiyatı ile yine Elektrikli Araç dünyasında bir adım ilerde yerini alıyor.

%100 elektrikli mobilite alanında öncü ve Avrupa’nın bir numaralı elektrikli araç markası Renault, inovasyon programını ve Z.E. stratejisini (Sıfır Emisyon(1)) bir adım ileriye taşıyor. Yeni Z.E. 40 pili ile donatılan Renault ZOE artık rekor düzeyde 400 km’lik NEDC sürüş menzili sunuyor. Bu mesafe, lansmanda yer alan mevcut modelin sunduğu menzilin iki katı anlamına geliyor. ZOE’nin 400 km’lik menzili, geniş kitlelere yönelik %100 elektrikli araçlar arasında en iyisi durumunda.

Nisan 2016’da Beijing, Çin’de ilk gösterimi gerçekleştirilen Yeni KOLEOS, SUV sağlamlığı ile bir D sedan otomobilin zarafetini harmanlayarak Renault’nun lüks model serilerine bir örnek oluşturuyor. Paris Otomobil Fuarı’nda çoğu Avrupa pazarında satışa sunulacak olan yeni KOLEOS INITIALE PARIS versiyonu da tanıtılıyor. Bu model 2017 baharından itibaren Yeni KOLEOS’un diğer versiyonlarıyla ile aynı zamanda satışa sunuluyor olacak.

Diğer yandan TREZOR konsept otomobiller alanında yeni bir döngüyü temsil ediyor. Markanın gelecekteki modelleri açısından tasarım ve teknolojilere gönderme yapıyor. Sımsıcak stili ve konfor odaklı özellikleri sayesinde tamamen elektrikli bu GT, mobilitenin gelecekteki hali ve otomobile ait heyecan dolu tutkuyu bünyesinde barındırıyor.

Efsane Yeniden.. Yeni Megane Sedan:
Renault, Paris’te C-segmentindeki yeni model atağının son ürünü Yeni Megane Sedan’ın dünya prömiyerini gerçekleştiriyor. 2015 sonunda Yeni Megane HB ve 2016 Mart ayında Yeni Megane Sport Tourer’ın lansmanında sonra Yeni Megane Sedan, Megane ailesinin en yeni ve son üyesi.

Yeni Megane Sedan, Renault’nun yenilenen tasarım kimliğinin tüm özelliklerine sahip. Türkiye’de efsaneleşen Megane Sedan yeni versiyonu ile yine tüketicinin beğenisini toplayacak. Otomobilin dinamik ve ayırt edici tasarımı, dengeli oranları ve C şeklinde LED farları ile vurgulanıyor.

Yeni Megane Sedan, 7’’ TFT renkli dijital ekranı, 8,7’’multimedya tablet ekranı, R-LINK 2, MULTI-SENSE, Head-up Display, Eller Serbest Park Sistemi ve diğer konfor ve sürüşe yardımcı birçok teknoloji ile üst segment otomobillerin özelliklerini taşıyor. (Aktif Acil Fren Destek Sistemi, Şerit Takip Sistemi, vb.)

Dünyaya Bursa’dan: Yeni Megane Sedan
Yeni MEGANE Sedan, tüm dünyada sadece Oyak Renault’da üretiliyor ve Bursa’dan dünyaya ihraç ediliyor
Yeni Renault MEGANE Sedan’ın Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretimi için 200 Milyon Avro yatırım yapıldı. Bu yatırımlar, gerek fabrikada, gerekse tedarikçilerde yapılan yeni kalıp, ekipman ve makine yatırımları, AR-GE ve mühendislik yatırımlarını kapsıyor. Yeni MEGANE Sedan üretimi, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda 700 kişilik ek istihdam yaratıyor.

Esnek üretim prensibine göre tasarlanan standart Renault/Nissan gövde hatlarında, Clio ve Yeni MEGANE Sedan, tek hat üzerinde birlikte üretilebiliyor. EuroNCAP 2015 beş yıldız kriterlerine göre güçlendirilmiş gövdede, sıcak şekillendirilmiş yüksek mukavemetli çelik saclar kullanılıyor.

Oyak Renault mühendisleri, projenin ilk etaplarından itibaren Yeni MEGANE Sedan’ın tasarımının geliştirilmesinde çalıştı. Projenin Oyak Renault’ya verilmesiyle birlikte yaklaşık 70 AR-GE çalışanı projede görev aldı.





Hyundai, İzmit’te ürettiği Yeni i10, modern çizgisiyle dikkat çeken kompakt sınıf modeli Yeni i30 ve performans konsept otomobili RN30 ile 2016 Paris Otomobil Fuarı’nda sahne aldı. Fuarda ayrıca 2017 Hyundai i20 WRC de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Hyundai’nin üç yeni modelle sahne aldığı 2016 Paris Otomobil Fuarı’ndaki en önemli yeniliği şüphesiz tamamen yenilenen i30 ve modelin performans konsepti RN30 oldu. Ayrıca A segmentinin lider modeli i10 da yeni görüntüsü, artan güvenlik ve teknolojik özellikleriyle dikkat çekti. Gövdesi İzmit’te üretilerek markanın Almanya’daki tesislerinde geliştirilen 2017 Hyundai i20 WRC de coupe karoseriyle ilk kez görücüye çıktı. Markanın teknoloji alanında adını duyurduğu ve geleceğin teknolojisi olarak öne çıkan Elektrikli, Hybrid ve Plug-in Hybrid IONIQ de fuara katılanlar tarafından beğeniyle karşılandı.

Hyundai standında ziyaretçilerle bir araya gelerek Yeni i10’un tanıtımını yapan Hyundai Assan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, bu yıl planlananın üstünde üretim yapıldığını dile getirirken markanın 233.000 adetlede yılı tamamlayacağını söyledi. Ali Kibar ayrıca, bu rakamın 100.000 adetinin i10 modeline ait olduğunu ve ihracat rakamının ise 210.000 adet şeklinde gerçekleşeceğini vurguladı.

Herkes için bir otomobil: Yeni Nesil Hyundai i30
Avrupalı müşterilerin beklentilerine göre Avrupa’da üretilen Hyundai i30, nihayet üçüncü jenerasyonuna kavuştu. Yeni tip ızgarası ve tamamen farklı bir tasarım anlayışıyla dizayn edilen otomobil, aynı zamanda daha düşük hacimli turbo benzinli motorları, geliştirilmiş multimedya ve güvenlik özellikleriyle de öne çıkıyor.

Hyundai, Yeni i30’da verimliliği ve düşük yakıt tüketimini geliştirmek için düşük hacimli turboşarjlı motorlara yer veriyor. 1.0 ve 1.4 litrelik iki yeni nesil Turbo benzinli motor ve bir adet 1.6 litre turbo dizel üniteyle sunulan otomobil, tüketimi yüzde 20’ye kadar düşürebilen ve aynı zamanda yüzde 10 performans avantajı sunabilen 7 ileri çift kavramalı (DCT) otomatik veya 6 ileri manuel şanzımanla satın alınabilecek.
Üç silindirli, 998 cc hacme sahip 1.0 T-GDI motor, 120 beygir güç üretirken 171 Nm de maksimum tork değeri sunuyor. Bu motor sadece 6 ileri manuel şanzımanla satışa sunulacak. Daha fazla performans sunabilen 1.4 litrelik benzinli T-GDI ünite ise 6000 devirde 140 beygir güç üretiyor ve tork değeri ise 1500 devirden itibaren 242 Nm. Bu yeni ünite ise 6 ileri manuel veya 7 ileri DCT ile sunulacak.Hyundai, daha önceki jenerasyonda kullanılan 1.6 litre 136 beygirlik turbo dizel motora da yer veriyor. Bu motor seçeneğinde de 6 ileri manuel veya 7 ileri DCT şanzıman görev alıyor.

Yüksek Performanslı Hyundai N Concept
Hyundai’nin Paris’teki bir diğer sürprizi iseRN30 Concept modeliydi. Gelecekteki yüksek performanslı Hyundai modelleri hakkında ipucu veren RN30 Concept, markanın motorsporları ve Ar-Ge mühendislerinin ortak çalışması sonucu hazırlandı. Yeni i30 baz alınarak geliştirilen RN30, önümüzdeki yıl piyasaya çıkacak Yeni i30N’e yön verecek. Hyundai RN30, 2.0 litrelik 380 beygir gücünde turbo motora sahip. Dört tekerlekten çekiş sistemiyle hareket eden konsept araç, yüksek performans ve dinamik sürüş açısından marka adına gelecek vaad ediyor.

Daha şık ve daha güvenli Yeni i10
Hyundai, A segmentindeki başarılı oyuncusu i10’u daha modern, daha şık ve daha estetik hale getirmekle beraber aynı zamanda teknolojik ve güvenlik özellikleriyle de iddiasını artırdı. Segmentinin lider modeli i10, yeni tip basamaklı ön ızgarası ve sportif hava girişleri olan ön tamponuyla dikkat çekiyor. Hyundai i10, yeni bir tampon ile sunulurken bir önceki modelde alt kısımda bumerang şeklinde verilen LED gündüz sürüş farları ise yeni yuvarlak tasarımıyla ön ızgaraya taşınıyor. Daha elit ve daha sportif bir ifadeye kavuşan otomobil arka tarafta da değişikliklerini sürdürüyor. Tıpkı ön taraftaki gibi arka tamponda da yuvarlak hale getirilen sis farları, siyah bir çerçeve içerisinde sunuluyor.

Hyundai Motorsport 2017 i20 WRC (Coupe)
Hyundai Motorsport takımı tarafından hazırlanan i20 WRC, önümüzdeki yıl FIA WRC Monte Carlo Rallisi ile sezona giriş yapacak. Yeni otomobil, Avrupa’nın çeşitli yol ve iklim koşularında sayısız testlere tabi tutularak geliştirildi. 2016 sezonunda 201 puanla ikinci sırada yer alarak yarışa devam eden Hyundai i20 WRC, 2017’de 3 kapılı Coupe karosere geçiş yapacak.

 Audi, Paris Otomobil Fuarı’nda, Yeni Q5’in dünya prömiyerini gerçekleştiriyor. Audi’nin geleceğinin tasarım dili olan Audi Prologue’un izlerini taşıyan Yeni Q5, bir önceki neslinden 90 kilogram daha hafif gövdesi, yeni sürücü asistanları ve geliştirilmiş yakıt tüketimi ile öne çıkıyor. Paris Otomobil Fuarı'nda ayrıca A5/S5
Sportsback, RS Q3 ve RS3 Sedan da ilk kez görücüye çıkıyor.

Audi’nin SUV segmentte en önemli temsilcilerinden biri olan Q5, ilk kez Paris fuarında Audi tutkunlarının beğenisine sunuluyor. İlk kez 2009 yılında satışa sunulan ve model yaşamı boyunca segmentinde rekabette büyük başarı sağlayan Q5, kullanıcıların da büyük ilgisini gördü. Satışlarını her yıl artırma başarısı gösteren Q5’in, yeni nesli , Audi’nin yeni tasarım dili olan Audi Prologue çizgilerini taşıyor ve daha keskin ve agresif bir görünümle segmentindeki başarıyı sürdürmeyi hedefliyor.


 yeni Q3

Bir önceki nesilden 90 kilo daha hafif ve 27 HP daha güçlü olan Yeni Audi Q5, 2.0 TDI 190 HP, 2.0 TFSI 252 HP motor seçenekleri, quattro çekiş sistemi ve Stronic şanzıman ile satın alınabiliyor. Q5’in, sportif kardeşi SQ5 ise 354 HP güç üreten 3.0 TDI quattro motora sahip. Yeni Q5, Çarpışma Önleme (Collision Avoidance Assist ), Dönüş (Turn Assist), Trafik (Traffic Jam assist) gibi güvenlik asistanlarını da barındırıyor. İç hacmi büyüyen ve 10 litre daha geniş bagajıyla, kullanıcılara daha konforlu bir sürüş sunan Yeni Q5, eğlence ve bilgi sistemleriyle kullanıcıların modern hayatın imkanlarından da araç içinde de yararlanmasını sağlıyor.

A5/S5 Sportback, RS3 Sedan ve RSQ3 de sergileniyor
Audi, Paris Fuarı’nda, ayrıca kompakt SUV modeli Q3’ün sportif ve dinamik RS teknolojisi ile birleşimi olan RS Q3’ü, daha önce coupe versiyonunu tanıttığı A5/S5’in dört kapılı versiyonu A5/S5 Sportback’i ve A3 Sedan modelinin, en sportif versiyonu olan RS 3 Sedan’ı da ilk kez beğeniye sunuyor.




SUZUKI’NİN EN YENİ CROSSOVER MODELLERİ IGNIS VE SX4 S-CROSS PARİS’TE YÜZÜNÜ GÖSTERDİ

Suzuki’nin 2017 yılındaki en önemli yeniliklerinden ikisini temsil eden Ignis ve makyajlanan SX4 S-Cross modelleri, bu yıl 115’incisi düzenlenen Paris Otomobil Fuarı’nda görücüye çıktı. Yeni modellerin 2017 yılı içerisinde Türkiye’de yollara çıkması planlanıyor.

Japon otomobil üreticisi Suzuki, bu yıl 115’incisi düzenlenen Uluslararası Paris Otomobil Fuarı’nda en yeni modelleri Ignis ve S-Cross’un Avrupa tanıtımını gerçekleştirdi. Kompakt otomobil üretiminde uzmanlaşan ve bu konudaki iddiasını ürettiği otomobillerle ortaya koyan Suzuki, yepyeni bir tasarım anlayışıyla Ignis’i geliştirdi. ‘A Plus’ segmentinde rekabet edecek şehirli bir crossover olarak tasarlanan Ignis, şık tasarım ve kullanışlılığı tek bir potada eritmesiyle dikkat çekiyor. Yenilikçi tasarımına rağmen Suzuki’nin ikonik çizgilerini koruyan Ignis’te bir dizi çevreci teknolojiye de yer veriliyor. Suzuki’nin ilk kez Baleno ile tanıttığı, hafif ve rijit platformu üzerinde yükselen Ignis’te, elektrik destekli SHVS hibrit motor seçeneği de görev yapacak. Ignis bu sayede düşük yakıt tüketimi sunarken performans anlamında da beklentileri rahatlıkla karşılayacak. Ignis, önümüzdeki yıl Ocak ayından itibaren Avrupa’da satışa sunulacak.

Suzuki’nin Paris’teki bir diğer yıldızı olan SX4 S-Cross ise makyajlı yüzü ile otomobil tutkunlarının karşısına çıktı. Oturaklı ve ağırbaşlı tasarımını koruyan SX4 S-Cross, ağırlıklı olarak ön yüzünde gerçekleştirilen makyaj operasyonu ile çok daha rafine bir görünüme kavuştu. Aynı zamanda SX4 S-Cross’un iç mekanında da bir dizi yeniliğe gidilerek kalite algısı çok daha üst seviyelere çekildi. Makyaj operasyonu ile birlikte SX4 S-Cross’un motor seçenekleri yenilendi. SX4 S-Cross’ta görev yapan 1.6 litrelik benzinli motor, makyaj operasyonunun arından yerini 1.0 litre ve 1.4 litrelik BOOSTERJET direkt enjeksiyonlu turbo motor seçeneklerine bıraktı.

Küçük otomobil üretiminde uzmanlaşan Suzuki’nin otomotiv sektörünün büyüyen segmentlerinde geliştirdiği modellerle, önümüzdeki yıllarda çok daha yüksek satış rakamlarına ulaşacağına dikkat çeken Suzuki Genel Müdürü Ümit Karaarslan, Paris Otomobil Fuarı’nda sergilenen Ignis ve SX4 S-Cross modellerinin de bu konuda başarılı olacağına inandığını söyledi. ‘SUZUKI NEXT 100’ stratejisiyle üretilen modellerin markayı yeniden hak ettiği noktaya ulaştıracağını hatırlatan Ümit Karaarslan, “Suzuki’nin 2020 yılına kadar her yıl yeni bir model tanıtma hedefi var. Önümüzdeki yıllarda otomotiv sektöründe en hızlı büyümenin, küçük SUV, kompakt SUV, B segmenti ve A segmenti modellerde gerçekleşmesi bekleniyor. Suzuki’nin ürün gamı da bu büyüyen segmentlerle birebir örtüşüyor. Suzuki’nin en yeni modeli olan Ignis ve makyajlanarak çok daha şık bir otomobil haline gelen SX4 S-Cross’u önümüzdeki yıl Türk tüketicisi ile buluşturmayı planlıyoruz. Yeni modellerden aldığımız güçle, hedeflediğimiz pazar payına ulaşmak için önemli bir fırsatı yakalayacağımıza inanıyorum” diye konuştu.


  

2016 Paris Otomobil Fuarı’nda boy gösteren Japon otomobil devi Nissan, küçük sınıfa yeni bir bakış açısı getirecek Micra Gen5 ile yeni teknolojilerini sergiledi. 5’inci nesil Nissan Micra, cesur ve atak tasarımıyla öncüsünün ‘sevimli ve sempatik’ gibi sıfatlarını tamamen yeni bir boyuta taşıyor. B-HB segmentini yeniden tanımlayan Nissan, Micra Gen5’in üstün ve en son teknoloji ve zengin kişiselleştirme olanaklarıyla yoğun kent hayatında yeni bir yaşam ve sürüş deneyimi sunuyor. Dünyanın en büyük hatchback pazarını hedefleyen Micra Gen5, 2017’nin Mart ayında Avrupa pazarlarında satışa sunulacak. Yeni nesil Micra’nın Türkiye yollarında ise 2017’nin sonunda boy göstermesi planlanıyor.


Yüksek Teknoloji B Segmentine Geldi
Intelligent Mobility-Akıllı Ulaşım vizyonu çerçevesinde Intelligent Drive (otonom sürüş teknolojisi ProPILOT), Intelligent Power (elektrikli otomobil Leaf) ve Intelligent Integration (entegre şarj çözümleri) olmak üzere üç ana disiplinde sürdürülebilir mobilite çözümleri üzerinde çalışan Nissan, bu teknoloji ve çözümler sayesinde daha yaşanabilir ve temiz kentler için katkı sağlıyor. Geliştirdiği teknolojileri herkes için ulaşılabilir kılmak için çalışmalarını sürdüren Nissan, birçok teknolojik yeniliği Micra Gen5 ile B-HB segmentine taşıdı.
Micra Gen5, tüm donanım seviyelerinde olmak üzere gelişmiş güvenlik teknolojilerini sunan Nissan’ın ilk B segmenti aracı olarak öne çıkıyor. Nissan Intelligent Driving kapsamında yeni Nissan Micra Gen5, bu sınıfta bir ilk olan Şeritte Takip Asistanı başta olmak üzere birçok gelişmiş güvenlik teknolojisini kullanıma sunuyor. Nissan’ın Avrupa’da ilk kez kullanıma sunduğu yaya tanıma özelliğine sahip Akıllı Acil Durum Fren Sistemi dışında Akıllı Çevre Görüş Sistemi, Trafik İşareti Algılama Sistemi, Uzun Far Asistanı ve Kör Nokta Uyarıcısı gibi özellikler sürüş güvenliğini arttırıyor. Tüm bu gelişmiş sürüş destek sistemleri otonom sürüşün yapı taşlarını oluştururken aynı zamanda Nissan Intelligent Mobility sisteminin de parçası olarak öne çıkıyor.

Markanın yeni ve güncel tasarım diline sadık olan Micra Gen5; V formlu ön ızgarası, önden arkaya doğru uzanan bumerang şeklindeki aydınlatma birimleriyle bütünleşen keskin hatları ve arkaya doğru alçalan eğimli tavan çizgisiyle marka aidiyetine vurgu yapıyor. Energy Orange da dahil 10 kadar gövde renginin yanı sıra iç ve dış kişiselleştirme alternatiflerine sahip olan Nissan Micra Gen5 müşterilere kendi kişiliklerini yansıtan Micra’yı oluşturmak üzere 125 kadar kombinasyon imkanı sunuyor.

Apple CarPlay üzerinden Siri sesli komut sistemi desteği de sunan 7 inç büyüklüğündeki merkezi ekran; ses sistemi, navigasyon, akıllı telefon ve uygulamalara erişim sağlarken Bose® tarafından geliştirilen ses sistemi benzersiz bir sürüş deneyimini beraberinde getiriyor. Yeni Nissan Micra Gen5’in motor kaputunun altında sürüş keyfiyle yakıt verimliliğini aynı potada eriten motorlar görev yapıyor. Satış başlangıcıyla birlikte her ikisi de 90 HP gücünde 0,9 litre hacimli turbo beslemeli 3 silindirli turbo benzinli dışında 1,5 litre hacimli turbo dizel kullanıma sunulacak. Daha sonra ürün gamına atmosferi 1,0 litre hacimli 73 HP gücünde benzinli motor eklenecek.

Paris Otomobil Fuarı’nda açıklamalarda bulunan Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök,”Avrupa’da ve ülkemizde en çok tercih edilen modellerimizden olan Micra, B-HB segmentine beraberinde getirdiği yeni teknolojilerin yanında dinamik ve sportif tasarımıyla teknolojileriyle önceki nesillerinin satış başarısını daha da ileriye götüreceğine inanıyorum” dedi.

Yeni Hedef Teknoloji Liderliği
Marka olarak SUV liderliklerini teknoloji alanına taşımayı hedeflediklerini söyleyen Özkök, “Nissan’ın yeni teknolojiler geliştirmenin yanında bu teknolojileri herkes için ulaşılabilir hale getirmeyi de ilke haline getirdi. Markanın bu önemli prensibi Paris’te Micra Gen5 ile vücut buldu” ifadelerini kullandı.

Nissan ayrıca otonom sürüş sistemi olan ProPILOT üzerinde yaptığı çalışmaları sürdürüyor. Intelligent Mobilility yaklaşımının bir parçası olan ProPILOT’u orta sınıfa taşıyacak olan Nissan, kullanıcıları için daha güvenli ve konforlu sürüş hedefliyor. ProPILOT sistemi, herhangi bir sürücü müdahalesi olmadan kavşakları geçip şehir içi yolculuklarını tamamlayacak. Sistem, kullanıma geçmesiyle birlikte olası sürüş güvenliği tehditlerini algılayarak önlem alıp, sürüş esnasında şerit değiştirebilecek.




DS AUTOMOBILES, E-TENSE KONSEPTİ, FORMULA-E ARACI DSV-02 VE TAMAMI YENİLENMİŞ MODEL AİLESİYLE PARİS OTOMOBİL FUARI’NDA

DS, ev sahibi olduğu Paris Otomobil Fuarı’nda konsept aracı E-Tense ve Formula-E’de yarışan DSV-02’yi sergiliyor. DS, fuarda ayrıca son 1 yıl içinde tamamen yenilenen ve Performance Serisi’ni de kapsayan tüm modellerini otomotiv tutkunlarıyla buluşturuyor.

Fransız lüksünü ve avant-garde tasarımı eşsiz müşteri programlarıyla buluşturan DS, 2016 Paris Otomobil Fuarı’nda DS E-Tense Concept, Formula-E’de kazanılan deneyimler sonucunda daha da geliştirilen çok özel DSV-02 ve DS Performance Serisi modellerini sergiliyor. DS standında ayrıca DS 3 Cabrio Sport Chic, DS 4 Performance Line, DS 4 Crossback Terre Rouge, DS 5 Sport Chic ve DS Commande Spéciale’yi otomotiv tutkunlarıyla buluşuyor.

Gelenekten geleceğe DS markası
Gelecek, E-Tense ile göz önüne seriliyor. 4.72 metre uzunluğunda ve 1.29 metre yüksekliğinde olan E-Tense, 402 HP güç ve 516 Nm tork değerlerini 0 emisyona sahip elektrikli motorunile sağlıyor. Formula-E’de edinilen deneyimle oluşturulan teknolojik altyapıda lityum-ion piller aracın merkezine konumlandırıldı. Yüzde yüz elektrikli E-Tense’in menzili şehir kullanımında 360 km, karma kullanımda ise 310 km. 1.8 ton ağırlığındaki E-Tense 250 km/s maksimum hıza ulaşıyor ve 0-100 km/s hızlanmasını 4.5 saniyede tamamlıyor.

Formula-E ve Geleceğin elektrikli yarış teknolojisi: DSV-02
DS Performance mühendisleri tarafından geliştirilen, DSV-02 isimli %100 elektrikli tek kişilik araç ilk olarak Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılıyor. Vites kutusu, elektrikli motor, arka süspansiyon ve elektronik motor yönetimi, markanın motorsporları bölümündeki uzmanların odak noktalarıydı. DSV-02 bu yıl 9 Ekim tarihinde FIA Formula-E Şampiyonası’nın üçüncü sezonunun açılış yarışının olacağı Hong Kong’da yarışacak.

DS 3 Performance serileri ile kusursuz sürüş keyfi
Yeni DS 3’ün, “DS 3 Performance” versiyonu hem hatchback hem de cabrio gövde seçenekleri ile Paris Otomobil Fuarı’nda yer alacak. DS 3 Performance modelleri, 215 g/km CO2 emisyon, 208 HP güç ve 300 Nm tork ile eşsiz bir performans sergiliyor. DS 3 Performance modelleri Torsen® kilitli diferansiyel ve özel 6 ileri manüel şanzımanla (MCM) birleştirilmiş 1.6 THP S&S motordan gücünü alarak benzersiz bir sürüş ve yol tutuş sağlıyor.

Paris Otomobil Fuarı’nda DS 3 Performance Black Special, DS 3 Cabrio Sport Chic, DS 4 Performance Line, DS 4 Crossback Terre Rouge, DS 5 Sport Chic ve DS Commande Spéciale modelleri de sergileniyor.

TOYOTA, PARİS’TE OTOMOBİLİN GELECEĞİNİ SERGİLEDİ




Toyota, 2016 Paris Motorshow’da, gelecekteki vizyonunu ve orta vadedeki hedeflerini gösteren modellerini sergiledi. Paris’te Yeni Prius Plug-in Hybrid ve FCV Plus’ın Avrupa prömiyerini gerçekleştiren Toyota, Türkiye’de üretilecek olan C-HR’ın üretim versiyonunu da beğenilere sundu. Toyota ayrıca yenilenen spor coupe modeli GT86, hidrojen yakıt hücreli Mirai ve Toyota’nın Gazoo Racing Motor Sporları ile fuarda vizyoner kimliği ve çevreci ulaşım çözümlerine verdiği önemi de gözler önüne serdi.

Türkiye’de Üretilecek
“Toyota C-HR” İlgi Odağıydı
Türkiye’de üretilecek olan ve tüm dünyanın merakla beklediği C-HR’ın üretim versiyonu Paris’te görücüye çıktı. C-crossover segmentine yeni bir soluk getirmeye hazırlanan Toyota C-HR, coupe hatlarıyla sportifliğe vurgu yapıyor. Kasım ayından itibaren Avrupa ülkeleri ile eş zamanlı olarak Türkiye’de de satışa sunulacak olan C-HR, hatchback otomobillerin dinamizmiyle SUV sınıfına özgü güçlü duruşu harmanlıyor. Yeni Toyota C-HR; kısa ön ve arka uzantılara sahip mimarisi ve iyice köşelere konumlandırılan şişkin çamurlukları ile güçlü ve dinamik bir tasarım sunuyor. Toyota ‘Sensual Tech’ adını verdiği yeni iç mekan tasarım konseptiyle teknoloji, fonksiyonellik ve görsel şöleni C-HR’da bir araya getiriyor.

Sınıfının en iyi kalite algısını (SQ-Sensory Quality) hedefleyen C-HR’ın premium kokpit mimarisi yüksek kalite algısını karakteristik özellikleriyle barındırıyor. Toyota C-HR’ın giriş seviyesindeki 1,2 litrelik turbo benzinli motoru yüksek yakıt verimliliği vaat ederken, hibrit versiyon yakıt verimliliğine yeni bir boyut kazandırıyor. 122 HP güç üreten yeni hibrit motor sadece daha yüksek bir verimlilik seviyesi sunmakla kalmıyor aynı zamanda çok daha etkin bir performans sağlıyor. Yapılan optimizasyonlar sayesinde termal verimliliği yüzde 40 iyileştirilen (benzinli bir motor için dünyanın en iyi değeri) C-HR’ın 1,2 litrelik turbo benzinli motoru 116 HP güç ve 185 Nm tork üretiyor. 100 km’de ortalama 5,9 litre yakıt tüketen motor ortalama 134 gr/km CO2 salınım değeriyle çevreci ve tutumlu bir yapı vaat ediyor.

Toyota Prius Plug-in Hybrid
Güneş Paneli ile Enerji Üretiyor
Dünyanın ilk PHV (Plug-in Hybrid Vehicle) aracını sunan Toyota, ikinci nesil Prius Plug-in Hybrid modelinin Avrupa lansmanını Paris’te gerçekleştirdi. Toyota, 2050 yılına kadar tüm ürün gamının CO2 emisyon salınımını HV (Hybrid Vehicle), PHV, EV (Electric Vehicle) ve FCV (Fuel Cell Vehicle) teknolojilerini kullanarak yüzde 90 oranında düşürme hedefine bir adım daha yaklaşmış oldu. Yeni Prius Plug-in Hybrid; çift motorlu elektrikli araç sistemi, batarya ısı yönetimi ve dünyada bir ilk olarak menzil uzatıcı güneş paneli olmak üzere gelişmiş teknolojileri bünyesinde barındırıyor. Toyota Prius Plug-in Hybrid; tam hibrit sistem ve tamamen elektrikli sürüş olmak üzere iki farklı kullanımı bir arada sunuyor. Üstelik önceki nesil ile kıyaslandığında elektrikli sürüş menzili ikiye katlanmış durumda. Tavandaki güneş paneli yeni Prius Plug-in Hybrid’deki en önemli teknolojik inovasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. Şarj soketi takılı olmadığında araç park halindeyken tavandaki güneş panelleri bataryayı şarj ediyor. Güneş panellerinden elde edilen enerji, Prius Plug-in Hybrid’in menzilini günde 5 km kadar ve bununla birlikte yılda 1.000 km kadar uzatabiliyor.

Toyota FCV Plus
Evlere de Elektrik Sağlayacak
Toyota Tokyo’da ilk kez tanıttığı FCV plus konsept otomobilinin Avrupa lansmanını da Paris’te gerçekleştirdi. Sadece çevre üzerindeki yükü azaltmakla kalmayan bu sıfır emisyonlu araçlar aynı zamanda enerji üretebiliyor ve farklı alanlarda kullanımın önünü açıyor.

Kendi yakıt deposunda bulunan temiz hidrojen dışında Toyota FCV Plus aynı zamanda harici yakıt depolarında bulunan hidrojenden de elektrik enerjisi üretebiliyor ve bu elektrik enerjisini örneğin evde tüketmek üzere enerji depolama kaynaklarına aktarabiliyor. FCV Plus park halindeyken bile üretmiş olduğu elektrik enerjisini diğer araçlara veya yerel elektrik altyapı hatlarına da ulaştırabiliyor.


 Türkiye de üretilen yeni Civic Sedan


Honda Civic Sedan’ın Avrupa prömiyeri Paris’te yapıldı
Yirmi yıla yakındır Türkiye’de üretilen Civic Sedan’ın 10’uncu neslinin Avrupa prömiyeri Paris Otomobil Fuarı’nda gerçekleşti. Yenilenen Civic HB ile birlikte sergilenen Civic Sedan, Honda Türkiye’nin Avrupa ve Körfez ülkelerinde yeni pazarlara açılmasını sağlayacak.

İlk otomobilini 1997 yılında üretmeye başlayan Honda Türkiye Fabrikası’nın gururu Civic Sedan, Avrupa’da ilk kez Paris Otomobil Fuarı’nda Hondaseverlerle buluştu. Yenilenen Civic HB ile birlikte sergilenen Civic Sedan, gördüğü ilgi ile Avrupa C sedan segmentinin yeni yıldızı olmaya aday olduğunu kanıtladı.

Honda Tükiye’nin 123 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirdiği proje neticesinde üretimine 16 Eylül’de başlanan Civic Sedan, 8 Ekim 2016 tarihinde 75 bin 740 TL’den başlayan fiyatla bayilerde yerini alacak. Üretildiği platform nedeniyle Honda’nın global ve Avrupa pazarındaki en önemli modeli olan otomobil 10’uncu neslinde de tasarımdan teknolojisine segmentindeki standartları yükseltmeyi başarıyor.

Sportif dört kapılı sedan: Honda Civic Sedan
Yeni Honda Civic Sedan marka tarihinin en geniş kapsamlı tek model geliştirme programından yararlanıyor ve Honda’nın C segmentindeki ileriye dönük önemli bir adımını temsil ediyor. Yeni Civic Sedan 10’uncu nesli ile son derece sportif bir dört kapılı sedan olarak yollara çıkıyor.

Yeni Civic Sedan, Honda’nın en kapsamlı ve iddialı yeni ürün geliştirme programının bir yansıması. Sadece geniş kapsamlı Ar-Ge kaynaklarıyla sınırlı kalmayan Honda, yeni Civic’i geliştirirken özellikle üretildiği ülkelerden biri olan Türkiye başta olmak üzere Kuzey Amerika’dan Japonya’ya ve Avrupa’dan Güney Amerika’ya ve Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki üretim ve satış operasyonları da sürece dahil edildi. Bugüne kadar üretilen en sportif Civic olan araç dinamizm, performans, yakıt verimliliği, ferahlık, genişlik, güvenlik ve iç mekan kalitesi söz konusu olduğunda kompakt sınıfa tamamen yeni standartlar getiriyor.

Yeni Civic Sedan, silueti ile sportif karakterini gözler önüne seriyor. Önceki nesil ile kıyaslandığında daha geniş, daha uzun ve daha alçak olan yeni Civic Sedan kısa ön ve arka aks uzantılarıyla sportif bir duruş sergilerken gergin hatlar yüksek aerodinamik verimliliği destekliyor. Sert hatlara sahip agresif yüz ifadesi, şişkin ve belirgin çamurluk kuşakları ve köşeli tasarıma sahip hava girişleri yeni Civic Sedan’ın sportif karakterine vurgu yapıyor.

Yeni Honda Civic Sedan geliştirilirken atak ve dinamik bir karakter hedeflendi. Modern ve yenilikçi mühendislik çözümlerini bünyesinde barındıran yeni Civic Sedan hafif yapı, rijit gövde, düşük ağırlık merkezi ve son derece gelişmiş bir süspansiyon sistemi ile oldukça keyifli ve eğlenceli bir sürüş deneyimi vaat ediyor.
Yeni daha geniş ve daha uzun platform sınıf lideri iç mekan genişliğini beraberinde getiriyor. Tamamen yeni iç mekan yalın, son derece düzenli bir mimari, yeni teknolojiler ve üst seviye kaliteli malzemelerle buluştu. Alçak oturma pozisyonu sürücüye daha sportif bir his sağlarken aynı zamanda otomobille daha iyi bir bağ kurmaya yardımcı oluyor. Yeni Civic Sedan ayrıca çok yönlü, pratik ve kullanışlı bir iç mekan ve bagaj alanıyla kompakt sınıfa yeni standart getiriyor. Bilgi ve eğlence sistemi Honda Connect’in ikinci nesli yolculukları keyfe dönüştürmek için Apple CarPlay ve Android Auto desteği sunuyor.

1,6 litre i-VTEC motor, yeni Civic Sedan’da 6 ileri manuel ve geliştirilmiş yeni CVT şanzıman seçenekleriyle birlikte sunuluyor. Üstten tek egzantrikli (SOHC) 1,6 litre sıralı 4 silindir tasarımlı, 16 supaplı i-VTEC motor aynı zamanda değişken emme manifolduna sahip. Civic Sedan’ın motoru 6500 devirde 125 PS gücü üretiyor ve 4300 devirde 152 Nm tork sağlıyor. Aynı motor üzerinde, özellikle Türkiye pazarı için özel geliştirilen LPG sistemine sahip Civic Eco, otogaz dönüşümü için özel olarak geliştirilen 1.6 lt’lik motoru ile benzinli bir otomobilin sunduğu performans ve uzun ömürlülüğü, yakıt ekonomisi ve düşük emisyon değerleriyle birleştiriyor.

Yeni Honda Civic Sedan ayrıca güçlü, keyifli ve yüksek verimlilik seviyesine sahip tamamen yeni VTEC Turbo benzinli motorla 2017’nin ilk aylarında yollara çıkacak. Dört kapılı beş koltuklu sedan, sıralı dört silindirli 1,5 litrelik VTEC Turbo benzinli motor, manuel ve CVT olmak üzere iki farklı şanzıman ile kombine edilebilirken gücünü ön aksa aktarıyor.

Paris’te Honda sürprizi Civic Type R prototipi
Yüksek performanslı kompakt hatchback sınıfının en gözde modellerinden biri olan Honda Civic Type R’ın güncel nesli ‘hot hatch’ kategorisinde birçok ödül ve pist rekoruyla başarısını tescil ettirmiş durumda. Honda, 2016 Paris Otomobil Fuarı’nda sürpriz yaparak yeni nesil Civic Type R ile ilgili bir ön gösterim niteliğinde olan Civic Type R prototipini tanıttı. Yeni nesli Civic Type R agresif tasarımlı tamponları, şişkin çamurluk ağızları ve devasa arpa spoyleriyle görsel bir şölen sunuyor.

Yeni nesil Civic Hatchback ile aynı platformu kullanan Type R’ın prototipi basık ve geniş gövde orantılarıyla dinamik ve sportif bir duruş sergiliyor. Kaslı bir görünümü beraberinde getiren gövde eklentileri ise sadece görsel şöleni desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda üstün aerodinamik yapısıyla sürüş dinamiklerine de katkı sağlıyor. Prototipe özel bir ayrıntı olarak parlak fırçalanmış alüminyum gövde rengi dikkat çekiyor.

Agresif tasarımlı ön tampon kırmızı kontur, karbon tampon altı eklentisi ve elmas formlu ızgaraya sahip devasa hava girişleriyle yüksek performansı görsel olarak vurguluyor. Tüm Type R modellerinde olduğu gibi kırmızı ‘H’ logosu yeni ön ızgaranın tam ortasında kendine yer buluyor. Motor kaputunun ön cama yakın noktasında heybetli bir hava girişi kendine yer bulurken, duman efektli LED teknolojisine sahip ön farlar agresif ve hırçın bir görünümü beraberinde getiriyor.

Marşpiye boyunca uzanan karbon eklentileri ön tampon altı eklentisinin tasarımını yan gövdeye taşırken, 245’lik yüksek performanslı lastiklerle çevrelenen 20 inçlik piyano-siyah renkli jantlar sportif dinamizmi görsel olarak tamamlıyor. Geniş tabanlı lastikler ve dinamik gövdeyle doğru orantılı olarak çamurluk ağızları da genişletilmiş durumda.

Yeni nesil Civic Type R, tıpkı Civic ailesinin diğer üyeleri gibi tamamen yeni bir platformdan yararlanıyor ve önümüzdeki yıl üretim programına dahil edilecek. Aynı zamanda beş kapılı hatchback modelin global üretim üssü olan Honda’nın İngiltere-Swindow (HUM) tesislerinde üretilecek olan yeni nesil Civic Type R’ın 2017 yılının ikinci yarısında Avrupa pazarlarında satışa sunulması bekleniyor.

Dünyanın farklı pazarlarına İngiltere’den ihraç edilecek olan yeni nesil Honda Civic Type R ile ‘Honda’ logosuna sahip bir Type R’ın Kuzey Amerika pazarına ilk kez ihraç ediliyor olacak. 





Volkswagen'in gelecek vizyonu “I.D concept” de buluştu
Volkswagen, Paris Otomobil Fuarı’nda, tamamen elektrikli yeni konsept aracı I.D’nin dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Volkswagen’in gelecek ile ilgili tasarım ve teknoloji öngörüsünü de taşıyan I.D, 600 kilometreye varan olan menzili ve otonom sürüşüyle öne çıkıyor

Volkswagen’in elektrikli konsept otomobili I.D, tek bir şarj ile 600 kilometreye varan bir menzile sahip. Sıfır emisyonlu I.D’nin elektrikli motoru 170 PS’lik güç üretiyor. Kompakt segmentte markanın elektrikli otomobil tasarım dilini de belirleyen I.D, iç tasarımda yeni Açık Alan Konsepti (Open Space Concept) felsefesini de taşıyan ilk Volkswagen oldu.

Volkswagen’in gelecekte geliştireceği elektrikli otomobiller için de bir altyapı olacak Modular Drive Kit (MEB) platformu temel alınarak geliştirilen I.D, seri üretim bir Golf’ten daha kısa olmasına rağmen, bir Passat’ın iç hacmini sunuyor. Bunu ise elektrikli motorun arka aksta, pillerinin de otomobilin tabanına yayılmasını sağlayan yeni tasarımıyla gerçekleştiriyor. Böylece, cömert bir iç hacim sunuyor.

Tek tuşla otonom sürüş
I.D’nin en öne çıkan özelliklerinden biri de bir tuşla “I.D Pilot” adı verilen otonom sürüşe geçebilmesi. Sürücü bunu, direksiyon üzerinde bulunan VW logosuna dokunarak gerçekleştiriyor. Direksiyon gizlenerek, sürücüye de daha rahat bir alan sağlanıyor.

I.D, anahtar yerine, akıllı telefon ile açılıyor veya çalıştırılıyor. Kullanıcılar, akıllı telefonlarıyla oluşturdukları, sürüş modu tercihleri, koltuk, navigasyon veya eğlence sistemi ayarlarını da “Volkswagen Automotive Cloud” profili ile otomobile yükleyebiliyor. Volkswagen tamamen elektrikli I.D’yi 2020 yılında, otonom sürüş sistemli I.D’yi de 2025 yılında üretime geçirmeyi hedefliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir..