Yerli Araç Kullan, TÜRKİYE Kazansın.Vatandaşımız KAZANSIN.

Denizcilikle ilgili 2 yeni kitap

OSMANLI DENİZGÜCÜ ve 101 GEMi

101 GEMİ
''101 Gemi'nin hikâyesi kitapta toplandı, İDO Yayınları, Türk denizcilik tarihine damgasını vuran 101 özel geminin hikayesini bir kitapta topladı. Kitap Tarihçi Murat Koraltürk tarafından kaleme alındı.İDO Yayınları, Türk denizcilik tarihine damgasını vuran 101 özel geminin hikayesini bir kitapta topladı.Tarihçi Murat Koraltürk tarafından kaleme alınan ''101 Gemi'' adlı kitapta, Şirket-i Hayriye'nin ilk dönemlerinden İzmir vapurlarına, Boğaz'ın emektar yangın söndürme gemilerinden Van ve Bitlis gemilerine, Osmanlı saltanat yatlarından Atatürk'le özdeşleşen ''Savarona''ya kadar birçok farklı geminin üretimine, yaşadıkları kazalara ve gemilerin bugünkü durumlarına dair tarihsel bilgiler yer alıyor.



Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatından önce 2 ay yaşadığı ve Bakanlar Kurulu toplantılarını düzenlediği ''Savarona'' yatı ve Osmanlı döneminin saltanat yatı ''Ertuğrul'' ile ilgili bilgileri içeren bölüm, kitabın en ilginç bölümlerini oluşturuyor.Vapurlar ve yolcu gemileriyle sınırlı kalmayan ''101 Gemi'' adlı kitap, Türk bayraklı teknesiyle dünya seyahati yaparak amatör denizciliğe yön veren Sadun Boro'nun ''Kısmet'' ve Osman-Zuhal Atasoy çiftinin ''Uzaklar'' teknesine de yer veriyor.Kitapta, İngiliz tersanelerinden çıkıp İstanbul'a gelen yandan çarklı ''Meserret'', ''Nusret'', ''Gayret'', ''İhsan'', ''Rağbet'', ''Metanet'', ''Resanet'', ''İntizam'', ''İkdam'', ''Resan'', ''Rüçhan'', ''Sultaniye'' ve ''Sütlüce'' adını taşıyan vapurların çoğunun Rus ve İngiliz gemilerinin saldırılarına uğradığı ve batırıldığı anlatılıyor.''Hünkar İskelesi'' adlı vapuru komuta eden Tahsin Kaptan'ın İngiliz denizaltısının saldırısı karşısında önce gemisini, gemiden umudu kesince yolcularını kurtarma mücadelesini anlatan kendi kelimelerine yer verilen kitapta, zorlu dönemlerden sonra hizmete giren vapurlardan olan en büyük Şirket-i Hayriye vapuru ''Halas''ın öyküsü, ''Üsküdar'' vapurunun yüzlerce yolcusuyla battığı faciaya da yer veriliyor.Kitapta ayrıca 1937'de ilk Türk yapımı vapur ''Kocataş''ın denize indirilişi ve 1954'te ilk deniz otobüslerinin hizmete girişi de ayrıntılarıyla ele alınıyor. İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş tarafından ücretsiz olarak kütüphanelere ve üniversitelere hediye edilecek olan ''101 Gemi'', zengin bilgi ve renkli, tarihi yansıtan geniş görsel içeriği ile 244 sayfadan oluşuyor.''

OSMANLI DENİZGÜCÜ
''Keşifler Çağında Osmanlı Denizgücü ve Doğu Akdeniz'de Diplomasi
“Bu kitabın dikkate değer bütün tespitleri arasında bana göre belki en önemli olanı, daha çok Avrupalılar için “Coğrafi Keşifler Çağı” olması gereken 16. yüzyıl başlarında Doğu Akdeniz Havzasında yürütülen üstünlük mücadelesinde artık etkinliğini kaybetmiş Memlükler’le sahneye yeni çıkan Safeviler’in, kendileri gibi Türk ve Müslüman olan Osmanlılara karşı savaşırken bölgede söz sahibi olmak isteyen Venedik ve Portekiz’le işbirliği yapmalarına dikkat çekmesi yanında, yeniden şekillenen Akdeniz Dünyasındaki Osmanlı egemenliğinin Kızıldeniz’e taşınma teşebbüslerinde, bölgedeki uluslararası siyasetin ve siyasi dengelerin değişmesinde ve şimdiye kadar pek dikkat edilmeyen Osmanlı iç ve dış ticaretinin etkin konuma gelmesinde Osmanlı Denizgücünün rolüne işaret etmesidir.”İDRİS BOSTAN“Osmanlı Devleti’nin rakipleri arasında bir deniz imparatorluğu olması konusunda sunduğu ikna edici görüşler Osmanlı İmparatorluğu’ndaki merkantilizmin genellikle göz ardı edildiği 16. yüzyıl genel tarihi için taze bir nefes.”VIRGINIA H. AKSAN“Brummett'in özellikle "Batı" tarihçiliğinde ortaya çıkan çarpıtmayı (kendi ifadesiyle distortion'u) sergilemesi bu alanda onarılması gereken önyargıları belirlemiştir ki çok önemli ve cesaretli bir görev olarak takdir edilmelidir.”SALİH ÖZBARANBu kitap 16. yüzyıl tarihinin yeniden değerlendirilmesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa, Avrupa-Asya ve dünya tarihine daha fazla dahil edilmesini öneriyor.Eserde Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğu’daki yayılması evrensel egemenlik iddiaları, Doğu Akdeniz’de güç elde etmeye yönelik politikalar ve Doğu ticaretinin kontrolünü ele geçirme mücadelesi bağlamında inceleniyor. Bu yeniden kavramlaştırmanın amaçları, Osmanlı Devleti’ni bir başrol oyuncusu olarak görmek, Keşifler Çağı temasında öne çıkarılmamış cephelere dikkat çekmek ve Avrupa-Asya dünyasındaki ilişkiler anlayışını fark söyleminin oluşturduğu sınırların ötesine taşımaktır.Kitabın odak noktaları ticaret ve siyasettir; Osmanlı İmparatorluğu’nun biricik, etkisiz ve diğerlerinden uzak bir devlet olduğu görüşünü desteklemektense akademik tartışmalar ile ortaçağ sonundaki ve erken modern dönemdeki devletlerle ilgili mukayeseli analizlerde Osmanlı Devleti’nin ve Osmanlı seçkinlerinin ticarette bilinçli hareket ettikleri görüşünün yer almasına imkân tanımaktadır.''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir..