Yerli Otomobilde Gelişmeler, Bilmediğiniz Girişimler..

iĞNEADA, LONGOZ MiLLİ PARKI, TERMiK/NÜKLEER SANTRAL

Doğal güzelliği ile dikkat çeken İğneada'da birşeyler oluyor!!!Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliv’in Türkiye ziyareti sebebi ve Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın İğneada'nın 3. Nükleer Santral’in yapılması muhtemel aday yerlerden birinin olduğunun açıklaması üzerine bir açıklama yapan İğneada Belediye Başkanı Tahir Işık, Beğendik Köyü sınırları içerisinde EMBA Elektrik Üretim A.Ş. tarafından kurulması planlanan ‘Trakya Entegre Termik Santral Projesi’’nin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ‘İmar Planlarında gerekli tadilat yapılmadan bölgeye Termik Santral yapılamayacağının’ belirtilmesi üzerine askıya alındığını belirtti. Işık, halkın
bölgede bir santral istemediğini, bölgenin vakit geçirmeden  Turizm Alanı ilan edilmesini, Beğendik

Köyü üzerinden Bulgaristan’a sınır kapısının açılarak bölgenin kültür ve turizm alanında geliştirilmesini arzu ettiklerini belirtti.

İğneada’nın bitişiğinde bulunan Longoz Milli Parkı’nın biyolojik çeşitliliğin korunması ve Doğal Kaynak Yönetimi Hakkında GEF-2 projesi Dünya Bankası fonundan milyonlarca dolar hibe alınarak, yine Yıldız Dağları Biyosfer
Projesi’nin  ise 2008 de Avrupa Birliğinden mali destekle tamamlandığını belirten Tahir Işık, ‘Bu çalışmaların sonucunda Longoz Ormanları’mızın sadece Milli Park olarak korunması değil, Biyosfer rezervi ilan edilerek,

biyolojik çeşitliliğin korunmasının yanında ekonomik kalkınma ve kültürel değerlerin devamlılığı arasındaki çatışmaların sürdürülebilir bir şekilde çözülmesi hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda bölgemizin Turizm Alanı olarak ilan edilmesini ve Bulgaristan ile sınır kapımızın Beğendik üzerinden açılması sureti ile komşumuz Bulgaristan ile turizm ve kültür alanında projeler geliştirerek işbirliğimizi ilerletme istiyoruz’ dedi.
Tahir Işık, Yıldız Dağları’nın halkın katılımı ve karar alma sürecinin bütün aşamalarında söz sahibi olarak yönetimde bulunması şartı ile Biyosfer Rezervi ilan edilmesinin bölgenin değerine olumlu katkı yapacağını, ancak bölgede toprak ve suyun korunmasının yanında, eko-turizm ve Bulgaristan kapısının açılması ile iş bulma olanaklarının artacağını ve gelecek kuşaklar için daha sağlıklı ve refah bir toplum oluşacağını belirtti.






‘Tarım faaliyetlerinin, kırsal alanların doğal ve kültürel mirasının korunmasına önemli katkıları var, bu bağlamda Turizm Bakanlığımızdan bölgemizin Turizm Alanı ilan edilip, eko turizmi teşvik etmesini bekliyoruz’ dedi. Özellikle köylerdeki  mevcut yapıların iyileştirmesinin veya yeni yapıların mevcut dokunun iç düzenlemesi esas alınarak teşvik edilmesini gerektiğini belirten Tahir Işık, bu sayede nitelikli yatak kapasitesi oluşturulacağını anlattı. Eşsiz doğa’sının yanında bölgede bulunan mağaraların, fenerlerin, kalelerin, manastır, köprü ve değirmenlerin korunması ve restore edilmesinişn şart olduğunu belirten Işık, bölgenin gerek Istanbul’un günlük hayatından bunalanlar için, gerek Bulgaristan’ı eko-turizm amaçlı ziyaret eden Avrupa’lı turistler için vaz geçilmez olacağını düşündüklerini, bu bakımdan tüm bölge halkının desteği ile gerek Turizm Bakanlığı gerek Orman Bakanlığı nezdinde tüm girişimleri en kısa sürede yapacaklarının altını çizdi.

Biyosfer Rezervi
Biyosfer Rezervi; Uluslararası öneme sahip ve UNESCO’nun İnsan ve Biyosfer (MaB=Man and Biosphere) Programı içerisinde yer alan karasal ve/veya kıyı ekosistemlerine sahip yerlerdir (UNESCO-MaB 2003:2). Biyosfer rezervleri biyolojik çeşitliliğin korunması, ekonomik kalkınma ve kültürel değerlerin devamlılığı arasındaki çatışmaların sürdürülebilir bir şekilde çözülmesine dönük temel bir yaklaşımdır (UNESCO-MaB 2003:3). 
Biyosfer rezervleri
her ülkenin iç hukukuna göre belirlenmekte ve yönetilmektedir. Bazı ülkeler biyosfer rezervleri için özel yasalar çıkarmakta, bazıları ise doğa koruma ile ilgili mevcut yasalarından yararlanmaktadır. Ayrıca yasal açıdan koruma altında olan yerlerin biyosfer rezervi olarak belirlenmesi tercih edilen bir yöntemdir.  Ülkemizde Milli Park gibi korunan alanlar tek bir amaç için belirlenirken, biyosfer rezervleri çok amaçlıdır. Örneğin korunan alanlarda temel amaç doğanın korunması iken, biyosfer rezervlerinde doğa korumaya ek olarak kalkınma ve lojistik destek de söz
konusudur.  İğneada Longoz Ormanları 03.11.2007 tarihli Bakanlık Olur’u ile 13.11.2007 tarihli ve 26699 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak  ülkemizin 39. Milli Parkı olarak ilan edilmiştir.  3155 hektarlık Milli park alanı, Demirköy’e 25 km uzaklıktadır ve İğneada beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır.  

Beğendik Sınır Kapısı
Kırklareli Trakya Bölgesinde yer alan iller içerisinde sosyoekonomik gelismislik sıralamasında son sırada yer almaktadır. İğneada’nın bu dengesizligi en aza indirebilmesi ve bölgesel kalkınmayı saglayabilmesi için Beğendik
Sınır Kapısı önemli bir potansiyel olusturmaktadır. Beğendik Sınır Kapısından giris yaparak  İğneada ve  bölgeyi ziyarete gelecek Bulgar ve diğer ülkelerden gelecek ziyaretçilerin bölgenin ekonomik kalkınmasına etkisi olacaktır. 
Ayrıntılı Bilgi İçin:
Tahir Işık
Iğneada Belediye Başkanı

igneadabelediyesi@gmail.com
igneadabasin@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir..