Yerli Araç Kullan, TÜRKİYE Kazansın.Vatandaşımız KAZANSIN.

Bir zamanlar uçak üretti, otomotiv firmalarına da ortaktı, halen faal ve müzesi de var; MKE

Uğur 44 Kuş adlı uçağı, Hanomag Brillant traktör, dizel lokomotif,  elektrik sayacı,
 pil, gaz maskesi, greyder, silindir gibi bir çok farklı ürün imal etti, Devlet kurumları ve askeriyenin ihtiyaçlarını karşıladı. Bazı otomotiv firmalarına da ortak olarak destek oldu.





MKE diğer adıyla Makina Kimya Endüstrisi; Türkiye'nin kuruluşundan bu yana ülkemizin savunmasının yanında  otomobil, traktör, araç ve iş makinaları  imal etmiş, ilgili firmalara destek amacıyla ortak olmuş bir devlet kurumu.Günümüzde ise sadece savunma sektöründe başarıyla yol almaya devam ediyor..





Türk sanayiinde ilklere ve bir çok başarılara imza atan Makina Kimya Endüstrisi'nin Ankara'da bir müzesi de bulunuyor.

MKE Kurumu'nun https://www.mkek.gov.tr adresli resmi internet sitesinde;
 kurum, tarihçesi, imal ettiği ürünler ve müzesiyle ilgili şu bilgiler yer alıyor;






MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi

1826 yılında Yeniçeri Ocağı ile birlikte diğer ocakların kaldırılmasından sonra yeniden düzenlenen Osmanlı Ordusu için batılılaşma hareketleri kapsamında askeri yapılar yapılmaya başlandı. Bu bina da 19.yy. sonunda II. Abdülhamit döneminde Süvari Kışlası olarak yapılan askeri yapılardandır. Pencere düzenleri, pencerelerin basık kemerli ve pencere sövelerinin dışarı taşkın olması bu dönem yapısı olduğunu desteklemektedir.


Yerli otomobil üretme çabaları







Kurtuluş savaşı sırasında Anadolu, bir ordu oluşturarak savaş silahları ve malzemesi için imalathane ve bakım tesisleri bulmak zorunda idi. Anadolu’da silah onarımı ve cephane üretimi yapacak bir tek kuruluş yoktu. Orduda kullanılan, Mondros Ateşkes Antlaşması uyarınca İngilizler tarafından kamaları alınmış toplara, kama uydurulması gerekiyordu. Anadolu’da teknik hizmet verebilecek tek yer Eskişehir’deki demiryolu atölyesiydi. İstanbul’dan kaçan İmalatı Harbiyeci subay, usta ve işçiler teker teker Eskişehir’e geldiler. Bu atölyede namlu çapları ve yapımları değişik toplara kamalar yapılırdı. Zamanla çalışma alanı genişleyerek, nişan düzenlemeleri ve öteki top parçaları da yapılmaya başlanır. Yunanlıların, Eskişehir’e doğru yürüyüşe geçmeleri üzerine, İmalatı Harbiyeciler, toparlayabildikleri malzemelerle Ankara’ya gelirler. Onlara, Ankara istasyonu civarında bugün müze olarak kullanılan Süvari Kışlası ile eski bir atölyeyi gösterirler. İmalatı Harbiyeciler, Kışla ahırlarının gübrelerini temizler ve binayı yeniden düzenleyerek kısa zamanda onarıma ve üretime başlarlar.


TÜMOSAN, ve BMC, FİAT, VOLVO, MİTSUBİSHİ, MERCEDES BENZ







Ordunun ihtiyacı tüfek, makineli tüfek namluları, kartuş kovanlarının ve tapaların temizlenmesi, onarımlarının yapılması, top tekerleği yapımı, mühimmat imalatı, top arabaları için ahşap gereçlerin yapımının yanı sıra kılıç ve kasatura onarımları yapılarak Kurtuluş Savaşı süresince ordunun cephane ve malzeme ihtiyacı buradan karşılanmıştır. Ayrıca uzun bir geçmişi olan birçok muharebe geçirmiş bu nedenle tamamen köhneleşmiş 7,65 çaplı mauser tüfeklerinin 7,9 çapına geçirilmesi işlemleri de burada yapılmıştır.


Yerli pikap ve otomobil böyle görünebilir!Onur Eryiğit imzalı


Tezgahların çalışması için Birinci Dünya Savaşından kalma Alman kamyonun arka tekerleğine kasnak takılarak buradan tezgahları harekete geçirecek güç elde ediliyordu. Üretimler gün geçtikçe genişlemeye başladığından kamyonunun kuvveti kafi gelmemeye başlamış bunun üzerine odun ve kömürle çalışan bir lokomotif bulunarak devreye sokulmuştur.






Müze binası, 20 Kasım 1922 yılının gecesinde lokomotif bacasından çıkan bir kıvılcımla tamamen yanar. Yangın Ankara’nın her yanından görülür, Gazi Mustafa Kemal Paşa’da yangın yerine gelerek “Arkadaşlar, Hepinize büyük geçmiş olsun. Müsterih olunuz, bunun yerine daha mütekâmil yüzlercesini kuracağız.” der. Kısa bir süre içinde binanın inşaatı tamamlanır, açılışına Gazi Mustafa Kemal Paşa davet edilir. Eşi Latife Hanım ve maiyet erkânıyla tesisleri gezer, emeği geçenlere teşekkür eder.






 Müze binası;

1920-1950 tarihleri arasında, Askeri Fabrikalar Umum Müdürlüğü

1950-1967 tarihleri arasında, MKE Ankara Silah Fabrikası Müdürlüğü

1967-1989 tarihleri arasında, MKE Makina Sanayi Müessesesi Müdürlüğü

1989-2003 tarihleri arasında, MKE Makina Sanayi ve Tic.A.Ş

2003-2005 tarihleri arasında, MKE Maksam Makina Fabrikası Müdürlüğü

2005 yılından itibaren de MKE Maksam Makina ve Maske Fabrikası Müdürlüğü

bünyesinde hizmet vermiştir.







Bu bina Kurumumuzca restore edilerek, Ülkemizin tarihi boyunca sanayinin gelişim sürecini anlatması, sanayi ve teknolojik kültürel varlıkların bu günlere ve geleceğe taşınması, bu çerçevede Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunun Türkiye sanayi tarihinin yazılmasında, birçok yeni kurumun ve Türkiye’nin üretim kültürünün oluşmasına yaptığı katkıları görünür kılmak, başta Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu olmak üzere ülkemizin sanayisine yön vermiş kurumlara ve kişilere ait eserler ile endüstri ve mühendislikle ilgili objelerin, belgelerin toplanması, ev sahipliği yapılması, araştırılması, korunması ve sergilenmesinin sağlanması amacıyla, 22 Mayıs 2013 tarihinde müze olarak hizmet vermeye başlamıştır.






Türk Sanayi Tarihinde İlkler

Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu, özellikle 1950’li yılların ortasından itibaren ana görevi olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ihtiyaçlarını karşılamanın yanında, özel sektörün giremediği, güçlükle gelişen ve ekonomide darboğaz yaratan sanayi alanlarına da etkin bir müteşebbis olarak girmek gereğini duymuştur.






Böylece hem savunma sanayinin riskini bertaraf etmek, hem de yeni gelişen ülke sanayisine öncülük etmekle de kendini görevlendirmiş olan Kurum, (bu kapsamda; Türk Traktör Fabrikası, Trakmak, Tofaş Otomobil Fabrikası, Tofaş Oto Ticaret, Tügsaş, Nitromak vb. dev sanayi kuruluşlarının kurulmalarına büyük ortak olarak öncülük etmiştir.) sanayimiz için yetişmiş insan gücü ile bir okul, teknolojik gücü ile de bir ekol oluşturmuştur.






Bu özelliği ile savunma sanayinin yanı sıra sivil alanda da birçok ürünün Türkiye’de ilk üretimini gerçekleştirmiştir. 1950’li yıllarda MKE Kurumu tarafından üretilen ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde 1963 yılına kadar kullanılan tek motorlu UĞUR 44 ilk Türk Uçağı’dır.  İlk demiryolu rayı haddeleme, ilk sac mamulleri ve pirinç malzeme, takım tezgahları, vasıflı çelik haddehanesi, pik ve sfero dökümhanesi, elektrik sayaçları, zirai mücadele aletleri, tekstil makineleri, dişli ve dişli kutusu imal tesisleri, çelik çekme boru ve pil imalatları ülkemizde ilk defa MKE Kurumu tarafından yapılmıştır.


TOE, MAZDA ve ZAFER MARKALI OTOMOBiL ÜRETECEKTi



Aynı zamanda diğer diğer sektörlerin ihtiyaç duyduğu üretimleri gerçekleştirmiş olan MKE Kurumu, tarım sektörü için (traktör, zeytinyağı üretim makineleri, kuluçka makinesi, köstebek kapanı, zirai ilaçlama makineleri, çay işleme makinaları, buğday kalburu, diskaro, pulluk), madencilik sektörü için lokomotif ve vagonet, Emniyet teşkilatına jop, kelepçe, yerel yönetimlere çöp kamyonları gibi üretimlerin yanı sıra piyasanın ihtiyacı olan inşaat ve kazı makineleri (greyder, ekskavatör, silindir, kompresör, şantiye tipi karavan), takım tezgahları (torna, matkap, freze, planya), dokuma tezgahları, otobüs, dikenli tel, kafes tel, gaz ocakları, güneş kolektörleri, mutfak tüpleri gibi çok geniş bir yelpazede üretim yapmıştır.





MKE Kurumunun Tarihçesi

       Türk savunma sanayinin temelini oluşturan MKE Kurumu, değişik isim ve statüler altında 15. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar inebilen tarihi bir geçmişe sahiptir. Kurumun çekirdeğini, İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan Top Dökümhanesi oluşturmaktadır. O zamanki adı “Top Asithanesi” olan Tophane, faaliyetini Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarına kadar sürdürmüştür.

         Kurum;
Tophane-i Amire Müşirliği, (1832)
Tophane-i Amire Nazırlığı, (1908)
İmalat-ı Harbiye Müdüriyeti Umumiyesi, (1909)
Askeri Fabrikalar Umum Müdürlüğü, (1921)
MKE Kurumu Genel Müdürlüğü (1950)
unvanları altında iktisadi ve ticari faaliyetlerini devam ettiren bir kuruluş olarak günümüze kadar gelmiştir.

         17. yüzyıla kadar güçlü bir konumda olan Osmanlı Savunma Sanayi, 18. yüzyıldan itibaren Avrupa’daki teknolojik gelişmeleri takip edememiş, I. Dünya Savaşı sonrasında ise etkinliğini büyük ölçüde yitirmiştir.


Mustafa Kemal’in Uçakları – Türkiye’nin Uçak İmalat Tarihi (1923-2012)


        Bu nedenle, Cumhuriyetin ilk yıllarında savunma sanayine ilişkin ciddi bir alt yapı yoktur. Bu alandaki tesisler, Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara çevresinde, işgal altında bulunan İstanbul’dan imalathane ve tezgahların Anadolu’ya nakledilmesi ile oluşan küçük imalathanelerden ibarettir.

         Savunma sanayinin, topyekun sanayileşmenin ve kalkınmanın önemli bir parçası olduğunun bilincinde olan Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştiren kadro, ilk planlı dönemde sanayileşmenin ve dolayısıyla savunma sanayinin devlet eliyle yönlendirilerek geliştirilmesini öngörmüştür. Bu kapsamda 1921 yılında “Askeri Fabrikalar Umum Müdürlüğü” kurulmuştur. Savunma sanayinin gelişmesi için Kırıkkale’de entegre bir silah sanayinin kurulması hususu, ilk kez İzmir İktisat Kongresi’nde ele alınmıştır.

         Bu görüş ve kararlar doğrultusunda başlatılan çalışmalar sonucu;

1924’de Ankara’da Hafif Silah ve Top Tamir Atölyeleri, Fişek ve Marangoz Fabrikaları,
1928’de Kırıkkale’de Pirinç Fabrikası,
1928’de Kırıkkale’de Elektrik Makinaları Fabrikası,
1929’da Kırıkkale’de Mühimmat Fabrikası,
1931’de Ankara’da Kayaş Kapsül Fabrikası,
1931’de Kırıkkale’de Çelik Fabrikası,
1935’de Ankara’da Gaz Maskesi üretimi için Mamak Gaz Maske Fabrikası,
1936’da Kırıkkale’de Barut, Tüfek ve Top Fabrikaları,
kurulmuştur. Bu fabrikalar bugünkü MKE Kurumu’nun temelini oluşturmuştur.

         Bu kapsamda sadece savunma sanayi alanında değil, sivil alanda da birçok ürünün ilk üretimi Kurum tesislerinde gerçekleştirilmiştir. Örneğin, 1950’li yıllarda MKE Kurumu tarafından üretilen tek motorlu UĞUR 44 ilk Türk Uçağı’dır. İlk demiryolu rayı haddeleme, ilk sac mamulleri ve pirinç malzeme, takım tezgahları, vasıflı çelik haddehanesi, pik ve sfero dökümhanesi, elektrik sayaçları, zirai mücadele aletleri, tekstil makineleri, dişli ve dişli kutusu imal tesisleri, çelik çekme boru, askeri pil imalatları da bu ilkler arasındadır.


MKE, Pi Makina ve Türkiye'de üretilen ilk greyderler


        Askeri fabrikaları faal hale getirmek, nitelikli ürün veren, hem sivil hem de askeri sektöre hitap edecek bir yapıya kavuşturmak, TSK’nin ihtiyacını güvenli ve istikrarlı bir biçimde karşılamak, yüksek teknolojiye sahip, harp silah ve araçlarını yurt içinde üretmek ve bunun için alt yapı oluşturacak üretim tesislerini kurmak amacıyla, 08 Mart 1950 tarihli ve 5591 sayılı (mülga) kanunla sermayesinin tamamı devlet tarafından karşılanmak üzere Askeri Fabrikalar Umum Müdürlüğü tüm mal varlığı ile devredilerek Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu kurulmuştur.


HANOMAG, MKE'DEN


       Kurum, 1950’li yılların ortasından itibaren bu durumun getirdiği olumsuzlukları giderebilmek ve özel sektörün giremediği, güçlükle gelişen ve ekonomide darboğaz yaratan sanayi alanlarına da etkin bir müteşebbis olarak girmek gereğini duymuştur.

      Böylece hem savunma sanayinin belirsizlikten kaynaklanan riskini bertaraf etmek, hem de yeni gelişen ülke sanayisine öncülük etmekle de kendini görevlendirmiş olan Kurum, (bu kapsamda; Türk Traktör Fabrikası, Trakmak, Tofaş Otomobil Fabrikası, Tofaş Oto Ticaret, Tügsaş, Nitromak vb. dev sanayi kuruluşlarının kurulmalarına büyük ortak olarak öncülük etmiştir.) sanayimiz için yetişmiş insan gücü ile bir okul, teknolojik gücü ile de bir ekol oluşturmuştur.


Toprağa Gömülen BMW Motorlu Uçaklar ve Türk Uçak Tarihi


       Kurumun özellikle 1960-2010 yılları arasında gerçekleştirdiği gerek yatırımları gerekse özel sektöre sermaye katılımları ile ülkemiz ekonomisine olan katkısı önemli boyutlara ulaşmıştır. Yapılan bu teknoloji yatırımları ile hem yeni ürünler kazanılmış, hem önemli döviz tasarrufu yapılmış, hem de ülkemiz savunma ve özel sektörüne öncülük edilmiştir.

        Kurumun 5591 sayılı özel kuruluş kanunu, 105 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bu tarihte yürürlükten kaldırılmış ve MKE Kurumu’nun da dahil olduğu KİT’leri tek bir mevzuat altında birleştirmeyi amaçlayan, 18/06/1984 tarihli 233 sayılı KHK yürürlüğe girmiştir.

       Kurum, 1950 yılından beri ilgili Bakanlık olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinden çıkarılarak, 2000 yılında MSB’nin ilgili kuruluşu haline getirilmiştir.


Türkiye'nin ilk otomobil ve ticari araç üreten firmaları


        Bu gelişmelerin MKE Kurumu’na yansıması da; Kurumun özel sektöre yönelik üretimlerinden vazgeçmesi ve tüm imkân ve yeteneğini TSK’nin ihtiyaçlarına yöneltmesi şeklinde olmuştur. Piyasaya dönük üretim yapan şirketlerden;

Anpil A.Ş. 1998 yılında tasfiye edilmiş,
Elsa A.Ş. 1999 yılında işletme statüsüne dönüştürülmüş,
Etağ, Taksan, Tümosan, Asil Çelik A.Ş.ler 1998 yılında, Çelbor A.Ş. ise 2001 yılında Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredilmiştir.
Kurum halen;

Merkez Teşkilatı
2 İşletme Müdürlüğü
10 Fabrika Müdürlüğü
ile faaliyetini sürdürmektedir.


         Kurum halen; etkin, dinamik ve verimli çalışmaları ile TSK’nin geleneksel silah ihtiyacının tamamını karşılamakta, artan kapasite ve imkânları ile de ülkemiz sanayisine katkıda bulunmaktadır.


KISACA HAVACILIK




Kaynak; https://www.mkek.gov.tr/
https://www.mkek.gov.tr/tr/page.aspx?id=13
https://www.mkek.gov.tr/tr/page.aspx?id=17

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir..